10 Şubat 2025 Pazartesi

Silivri’de Adaletin Testi-Yılmaz Parlar

  Silivri’de Adaletin Testi

Silivri’de Adalet Nöbeti, Boğaziçi Aydınları Topluluğu Ve Milli Merkez’den Ümit Özdağ’a Destek

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın tutuklanmasına tepki olarak, Kurucu Başkanı, dünyaca tanınan jeofizik mühendisi ve akademisyen Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın liderliğinde, ülkenin ekonomik, siyasi, sosyal ve bilimsel alanlardaki kritik meselelerine yönelik kapsamlı projeler geliştiren, Boğaziçi Aydınlar Topluluğu (BAT) ve Milli Merkez, Silivri Cezaevi önünde adalet nöbeti tutan Zafer Partililere katılarak destek verdi.



Nöbet alanında kurulan Zafer Partisi Otağı'nda, BAT Sözcüsü Dr. Sibel Zeren ve Milli Merkez Başkanı Hüsamettin Cindoruk adına Milli merkez genel sekreteri Haluk Dural tarafından basın açıklamaları yapıldı.

Bu dayanışma, sadece bir siyasetçiye destek vermekle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye'deki hukuk sisteminin şeffaflığı ve demokratik değerlerinin korunmasına yönelik çağrı olarak da okunmalıdır.

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın serbest kalmasının, uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin hukuk devleti kimliği açısından olumlu bir adım olacağı vurgulanmaktadır.



Destek ve Nöbet Vurgusu

Aydınlar ve Milliyetçilerden Özdağ'a Silivri'de Destek Nöbeti: "Yanındayız" Mesajı

BAT’tan İfade Özgürlüğü Vurgusu

Türkiye’nin geleceğine yön veren fikirleriyle toplumsal bilinç ve akademik derinliği bir araya getiren saygın bir düşünce kuruluşu olan Boğaziçi Aydınları Topluluğu (BAT),Sözcüsü Dr. Sibel Zeren, yaptığı açıklamada Anayasa'nın 26. maddesine dikkat çekerek, herkesin düşünce ve görüşlerini serbestçe ifade etme hakkı olduğunu belirtti. “Düşünce özgürlüğü kapsamında, bazen şok edici veya rahatsız edici fikirlerin bile ifade edilmesi demokratik toplumların gereğidir.” diyen Zeren, Ümit Özdağ'ın tutukluluğunun hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu ve bir an önce sonlandırılması gerektiğini vurguladı.



Milli Merkez: Hukukun Üzerinde Siyasi Gölgeler mi Var?

Milli Merkez Başkanı ve TBMM 19. Dönem Başkanı Hüsamettin Cindoruk adına Milli merkez genel sekreteri Haluk Dural ise, yargı bağımsızlığının şaibeye açık hale geldiği bir sürece girildiğini belirtti.

Haluk Dural “Günümüzde hukukun, muhalefeti baskı altına almak için bir aracı olarak kullanıldığına dair kaygılar artmaktadır. Bu durum, şeffaflık ve demokrasi açısından büyük bir tehdittir.” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, siyasi iktidara da açık bir çağrı niteliğindeydi: Hukukun üzerindeki siyasi gölgelerin kalkması, Türkiye’nin uluslararası imajının iyileşmesi ve kamu vicdanının rahatlatılması için adil yargılamaya önem verilmelidir.

Ayrıca, Tiyatro oyuncusu Yaşar Gündem de dokunaklı bir şiir ile duygularını ifade etti.



Uluslararası Algı ve Türkiye’nin Hukuk Devleti Kimliği

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın tutuklanması, sadece iç siyasette değil, uluslararası kamuoyunda da yankı uyandırmıştır.

Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve çeşitli uluslararası insan hakları kurumlarının, Türkiye’de hukukun siyasallaştığına dair endişelerini daha önce dile getirdiği biliniyor.

Böylesi bir ortamda, Ümit Özdağ'ın tahliyesi, Türkiye’nin hukuk devleti kimliğini yeniden güçlendirebilir ve uluslararası arenada pozitif bir algı oluşturabilir. Bu durum, yargının bağımsızlığına duyulan güveni artırarak, demokrasi vurgusunu güçlendiren bir adım olabilir.



Adaletin Yeniden Tesisi Şart

Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın tutukluluğu, sadece bir siyasi liderin davası değil, Türkiye'deki hukuk sisteminin bağımsızlığına dair bir turnusol kağıdı niteliğindedir. Adaletin herkese eşit şekilde işlediği bir hukuk devleti, hem iç barış hem de dünyada saygın bir konum elde etmek için şarttır.

Hukukun üstünlüğüne dair süren tartışmaların gölgesinde, iktidarın Ümit Özdağ'la ilgili vereceği karar, demokrasinin geleceği açısından kritik bir sınav olacaktır.

Kamu vicdanının rahatlığtırılması ve hukukun siyasetten bağımsız çalıştığının gösterilmesi için, şeffaf ve adil bir yargı sürecine duyulan ihtiyaç her zamankinden daha büyüktür.



Hukuk ve Demokrasi Vurgusu

Boğaziçi Aydınları ve Milli Merkez'den Özdağ'a Destek: "Serbest Bırakılması Türk Demokrasisi Adına Elzem"

Serbest bırakılması, Türkiye'nin hukuk devleti ilkesine bağlılığını göstermesi açısından uluslararası kamuoyu nezdinde büyük önem taşıyacaktır.

Bu durum, Türkiye'nin demokratik imajına zarar vermektedir.



Uluslararası Kamuoyu Vurgusu

Türkiye'nin demokrasi karnesine olumsuz yansımaktadır. Türk hükümeti, uluslararası alanda itibarını korumak için Özdağ'ı serbest bırakmalıdır.

Türkiye, ifade özgürlüğüne saygı duyan bir ülke olduğunu göstermelidir. Özdağ'ın serbest bırakılması, bu yönde atılacak önemli bir adım olacaktır

yilmazparlar@yahoo.com

2 Şubat 2025 Pazar

Karapapakların Sesi-Yılmaz Parlar

 Karapapakların Sesi,

Seyfullah Türksoy’un Türk Dünyasına Adanmış Ömrü

Türk dünyasının yılmaz savunucularından, gönül elçisi ve vizyoner lider Seyfullah Türksoy, 1 Şubat 2025’te Taksim Intercontinental Hotel’de düzenlenen Dünya Karapapak Türkleri Keneşi Genel Kurultayında, yüreğinden kopan güçlü sözlerle Karapapakların asil mirasını ve Türk dünyasının birlik ruhunu bir kez daha dile getirdi.



Gecenin Sunuculuğunu, Yıllarca Turizmde Türk Folklorunu yabancı turistlere tanıtmaya kendini adamış Türk turizmine renk katan, çok katkı sağlıyan, kültürel folklor etkinlikleri ile yerli-yabancı turistlere, kültürel turizmin en iyi performanslarını sergileyen, kültür turizmin temalarını sentez yaparak sunan, Anadolu Folk Topluluğu Yönetim kurul Başkanı Turizm promoteri Göksenin İleri üstlendi.



Seyfullah Türksoy, Dünya Karapapak Türkleri Birliği’ni kurarak attığı tarihi adım,

Bir ömrü Türk kültürünün, tarihinin ve medeniyetinin yüceltilmesine adayan Türksoy, yalnızca bir araştırmacı ve gazeteci değil, aynı zamanda Türk dünyasının ortak vicdanı, tarihine sahip çıkan bir bilge liderdir. İpekyolu Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin yönetiminde gösterdiği ufuk açıcı vizyonu ve Dünya Karapapak Türkleri Birliği’ni kurarak attığı tarihi adım, onun adının Türk dünyasının hafızasında silinmez harflerle yer almasını sağlamıştır.



Karapapaklar, tarihin en çetin yollarından geçerek bugünlere gelmiş, cesaretleri, onurları ve sarsılmaz Türk kimlikleriyle her dönemde tarih sahnesinde yer almışlardır. Onlar, Kafkasların sert rüzgârına karşı duran bir ulu çınar, Türk milletinin yılmaz bekçileridir. İşte Seyfullah Türksoy, bu büyük mirası yeni nesillere aktarmak, Karapapakların sesi olmak ve Türk dünyasının birlik ruhunu diri tutmak için ömrünü adamıştır.

Kurultay gecesi, onun dilinden dökülen her kelime, Türk birliğinin ebedi bir hedef olduğunu, Karapapakların bu büyük davada öncü bir meşale yaktığını bir kez daha gözler önüne serdi. O, sadece tarih anlatmadı; geleceği inşa eden bir yol haritası sundu"Türk dünyası, birliğini koruyarak yükselir, kültürüne sahip çıktıkça güçlenir!" diyerek salonda yankılanan sesi, Türk milletinin ortak hayaline ışık tuttu.



Seyfullah Türksoy’un açtığı yolda, Türk dünyasının kardeşlik bayrağı dalgalanmaya devam edecek. Çünkü o, bir ideali yaşatan adam; Karapapakların tarihine, kültürüne ve kimliğine ömrünü adamış bir öncüdür.

Namık Kemal Zeybek’ten Türk Dünyasına Çarpıcı söz, “İnsanlığa Uygarlık Getiren Türk”

Dünya Karapapak Türkleri Keneşi Genel Kurultay’da yer alan protokol konuşmacılar arasında dikkat çeken isimlerden biri de, eski bakan ve parti başkanı Namık Kemal Zeybek oldu.




Dünya Karapapak Türkleri Keneşi Genel Kurultay’da  Namık Kemal Zeybek’in Renkli ve Derin Anlamlı Konuşması Göz Doldurdu

Konuşması, akşamın en unutulmaz anlarına sahne olurken, hem mizahi üslubu hem de derin tarih ve kültür göndermeleriyle katılımcıları hem düşündürdü hem de eğlendirdi.

Zeybek’in konuşması, tarihsel referanslarla harmanlanan esprili anlatımı ve milli birlik çağrılarıyla keneşin en dikkat çekici anlarından biri oldu. Konuşmanın her dakikasında, Türk dünyasının ortak mirasına sahip çıkan bir bilge ismin sözleri yankılandı.



Konuşmanın İlk Dakikaları, Mizah ve Samimiyet

Konuşmasına “Konuşursunuz burada. Zaman çok. Ama ne zaman birdaha Namık kemal Zeybek’i bulacaksınız?” şeklinde başlayan Zeybek, kısa sürede dinleyicilerle içten bir diyalog kurdu. Sahnede esprili bir dil kullanan konuşmacı, “Şimdi beni dinlersiniz” sözleriyle dikkat çekti.

 “Evet değerlilerim. Seyfullah Türksoy’u yürekten kutluyorum. diyerek Türk dünyasının değerlerine vurgu yaptı.

Türk Dünyasına ve Kültürüne Yönelik Vurgu

Zeybek, konuşmasında Türk dünyasının varlığına dikkat çekerken, “Dünyada üç yüz milyon karapapak var.

Bu akşam, evet. Dünyada üç yüz milyon kara papak var” sözleriyle tarihi ve kültürel referansları mizahi bir dille harmanladı.

Konuşmasının ilerleyen dakikalarında, Sovyetler Birliği döneminden anılarına yer veren Zeybek, Nursultan Nazarbayev ile yaşadığı diyaloglardan örnekler vererek, “Sovyet sosyalist Kazakistan Cumhuriyeti'nin büyük aşağı elbaşı dedi ki sizden bir sonra kim var. Burda kazak var mı? Kazakçı o. Hayır.” sözleriyle hem tarihsel göndermeler yaptı hem de katılımcıları güldürdü.



Milli Kimlik ve Birlik Vurgusu

Konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Zeybek’in Türk kimliği ve milli birlik konusundaki sert mesajları oldu.
 “Türkiye'nin ülkesi konuşuyoruz. Dedim ki, sizin ağzınız büyük müdür? Bizim ağzımız... Bize güç bulduğunuzu, büyüksünüz dedik. Büyüksünüz. Ruslar gördüler, boy atlarınızı ulus adı yaptılar.”
diyerek Türk milletinin tarihi ve kültürel mirasına dikkat çekti.

Ayrıca, “Biz de bir maç gerekemez. Bizde yirmi dört yüz var.” ifadesiyle mizahı ve ciddiyeti harmanlayan Zeybek, dinleyicilere hem geçmişten dersler almanın önemini hem de geleceğe yönelik umut ve birlik mesajlarını iletti.



Atatürk ve Evrensel Değerler Üzerine Düşünceler

Konuşmanın ilerleyen dakikalarında Zeybek, Atatürk’e de değinerek, “Bunu bize Atatürk öğretti.

 ‘Türk ulusu insanlığa uygarlık getiremiyoruz.’ diyerek Atatürk’ün düşüncelerinden yola çıktı.

 
Bu noktada, Amerikalı bir yazarın sözlerine de değinen Zeybek, “Ey dünya insanları hepiniz biraz Türksünüz. Çünkü yeryüzünde hiç bir ulus yoktur ki Türkçe’den, Türklük’ten, Türk töresinden etkilenmemiş olsun.” ifadeleriyle evrensel bir dayanışma ve kültürel miras vurgusu yaptı.

Geleceğe Dair Öngörüler ve Uyarılar

Konuşmanın son bölümlerinde, Zeybek geleceğe dair öngörülerde bulunurken, “Bugün Türk yarın kazak oluruz. Sonra kırmızı oluruz. Adımız Türkler oluruz. Adımız ne olursa olsun ne koyarsak  koyalım. Bütün adımız Türk'tür.” diyerek Türk kimliğinin evrenselliğini ve esnekliğini ortaya koydu.

Ayrıca, “Çivi gibi elinize saplanın, saplayın ve çocuklarınıza söyleyin. Insanlıkta uygarı getiren Türk, Türk.” sözleriyle, yeni nesillere aktarması gereken milli değerin önemini vurguladı.



Evrensel Bir Mesaj ve Tarihe İz Bırakma

Namık Kemal Zeybek, konuşmasının kapanışında, “Nereye giderseniz, nereden gelmiş olursanız olun, bilin ki insanlık tarihinde Türk’ün ürettiği ne varsa hepsi sizin.

Osmanlı Devleti bir taraf devletidir. Göktürk'e bir taraf devletidir. Bunu damarlarınızda hissetmelisiniz.” diyerek, tarih boyunca süregelen Türk medeniyetinin izlerini günümüze taşımanın ve gelecek nesillere aktarmanın önemini bir kez daha dile getirdi.

Dünya Karapapak Türkleri Keneşi Genel Kurultay’da yapılan bu konuşma, hem tarih ve kültüre olan derin bağlılığı hem de evrensel değerleri vurgulayan mesajlarıyla, dinleyenler üzerinde kalıcı bir etki bıraktı. Namık Kemal Zeybek, samimi, esprili ve bilgece üslubuyla Türk dünyasının birliğine, tarihine ve geleceğine dair önemli mesajlar verdi.

Konuşmalar sontası Türk Dünyası müzik santcıları ezgileriyle geceye renk katdılar.

yilmazparlar@yahoo.com

1 Ocak 2025 Çarşamba

Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan DEM Parti Öcalan ziyaretine tepki-Yılmaz Parlar

  

Cumhur-Öcalan İttifakı, Türkiye’yi Nereye Götürüyor?

Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan Sert Tepki, “Cumhur İttifakı, Zillet İttifakı Olmuştur!”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ,

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bebek katili Öcalan’a özgürlük çağrısının ardından, AKP’nin izni ve onayıyla Demokratik Emek Partisi (DEM) temsilcilerinin İmralı’da yaptığı görüşmelere sert tepki gösterdi.

Özdağ, Cumhur İttifakı’nın geçmişteki yanlışlarından ders almadığını vurgulayarak, “2009-2015 müzakereleri sonucunda Türkiye, Hendek teröründe 760 evladını şehit verdi, yüzlercesi gazi oldu. Şimdi aynı hatayı tekrarlayarak Öcalan ile pazarlığa oturdunuz” dedi.



“Kahramanlarımıza Ne Diyeceksiniz?”

Özdağ, terör örgütüyle yapılan görüşmelerin Türk askerinin moralini ve şehit ailelerinin onurunu zedelediğini belirterek, şu sözlerle Cumhur İttifakı’na yüklendi:

“Kış şartlarında, Irak'ın kuzeyindeki dağlarda terörist gözetleyen kahramanlara, ‘Biz anlaştık, size gerek kalmadı’ mı diyeceksiniz? Yapboz oyunu değil bu! İnsanların hayatıyla ve mücadele azmiyle oynuyorsunuz.”

“Türkiye’yi Paradigma Değişikliğine Götürüyorlar”

Öcalan’ın son açıklamalarına değinen Özdağ, terörist başının Erdoğan ve Bahçeli ile yapılan pazarlıkların parçası olduğunu belirtti. Öcalan’ın “Yeni paradigma” vurgusunun, anayasa değişikliği ile yeni bir devlet modeli oluşturma girişimi olduğunu ifade eden Özdağ, “Bu plan Türk milletinden gizli bir şekilde yürütülüyor. İstiklal Harbi ile kurduğumuz devlet masaya yatırılmış durumda” dedi.



“Cumhur İttifakı Zillet İttifakı Olmuştur”

DEM milletvekillerinin TBMM’de yaptığı çıkışları eleştiren Özdağ, “Bölgeye özerklik vaat eden bir anlaşma mı yaptınız? Bu zillet değil de nedir?” diye sordu.

Özdağ, “Cumhur İttifakı, daha önce Zillet İttifakı’na yönelttiği suçlamaların tam tersini yaparak Öcalan ile pazarlığa oturmuştur. Bahçeli’nin ‘çok şey değişecek, Türkiye değişmez’ sözleri bile bu planı açık ediyor” ifadelerini kullandı.

Türk Halkına Çağrı

“Zafer Partisi olarak, Atatürk ve İstiklal Harbi şehitlerimizin emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Tüm vatanseverleri, bölücü ittifakla mücadeleye davet ediyoruz.”

Özdağ, konuşmasını büyük Türk milletine seslenerek tamamladı:

“Binlerce şehidimizin kanıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni çete başına ve işbirlikçilerine karşı savunmakta kararlıyız. Türk halkının devletine sahip çıkacağına inanıyoruz.”

Bağımsız, Güçlü  Bir Türkiye İçin!

Zafer Partisi’nin lideri Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın bu sert açıklamaları, Türk siyasetinde yeni bir tartışma başlatırken, Cumhur İttifakı’nın İmralı görüşmeleri üzerindeki sessizliği kamuoyunda merak uyandırıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

23 Temmuz 2024 Salı

Kıbrıs'ın 50. Yıl Coşkusu İstanbul'da Yaşandı-Yılmaz Parlar

  Kıbrıs'ın 50. Yıl Coşkusu İstanbul'da Yaşandı

İstanbul’da KKTC'nin 50. Yıl Resepsiyonu Coşkuyla Kutlandı



İstanbul Feshane Art'ta 23 Temmuz 2024 Salı akşamı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 50. Yıl Barış ve Özgürlük Bayramı kapsamında düzenlenen resepsiyonda önemli protokol konuşmaları yapıldı.



KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Konuşması

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, konuşmasında Kıbrıs'ın tarihsel mücadelesine ve Türkiye'nin desteğine vurgu yaptı. "Kıbrıs Türk halkı, ana vatan Türkiye’nin garantörlüğü sayesinde özgürlüğüne kavuştu," diyerek sözlerine başlayan Tatar, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik temelinde bir anlaşmayı desteklediğini belirtti. "Türkiye'nin garantörlüğü ve askerinin caydırıcılığı bizler için yaşamsal öneme sahiptir," dedi. Tatar, konuşmasını Kıbrıs Türk halkının geleceğe umutla baktığını ifade ederek tamamladı.



1. Ordu Komutanı ve Garnizon Komutanı Ali Sivri’nin Katılımı

Resepsiyona katılan önemli isimlerden biri de 1. Ordu ve Garnizon Komutanı Ali Sivri oldu.. Sivri, katılımcılar tarafından büyük bir saygı ve sevgiyle karşılandı. Yüksek rütbeli generaller, subaylar ve gaziler de resepsiyona katılarak bu anlamlı geceye katkıda bulundular.

Komutan Sivri'nin varlığı, Türk ordusunun Kıbrıs Türk halkıyla olan güçlü bağlarını ve desteğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sivri, gösterdiği mütevazı duruş ve liderlik vasıflarıyla katılımcıların takdirini kazandı. Türk Silahlı Kuvvetleri, her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olduğu izlenimi veren Ali Sivri'nin Resepsiyon boyunca nezaketi ve kararlılığı, geceye damgasını vurdu.


Resepsiyonun Anlamı ve Önemi

İstanbul Feshane Art’da düzenlenen resepsiyon, Kıbrıs Türk halkının 50 yıllık bağımsızlık mücadelesini ve Türkiye’nin bu mücadeledeki desteğini bir kez daha gözler önüne serdi. Gece, yüksek rütbeli komutanlar, subaylar, gaziler ve Kıbrıs Türk toplumunun önde gelen isimlerinin katılımıyla tarihi bir anı olarak kayıtlara geçti. Bu anlamlı resepsiyon, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin unutulmaz bir parçası olarak hafızalara kazındı.

İşte gecenin öne çıkan konuşmaların özeti;



KKTC Kültür Derneği Başkanı Zehra Bilge Eray'ın Konuşması

KKTC Kültür Derneği Başkanı Zehra Bilge Eray, 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümünde düzenlenen resepsiyonda yaptığı konuşmada, "Harekatı hepinize kutlu olsun," diyerek başladığı konuşmasında, Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı zorlukları ve bağımsızlık mücadelesini anlattı. Eray, "Yirmi Temmuz 1974 günü Kıbrıs Türk halkı, anavatanımızın garantörlük haklarını kullanarak gerçekleştirdiği harekat ile soykırımdan kurtularak özgürlüğüne kavuşmuştur," dedi. Konuşmasında, Kıbrıs Türklerinin bağımsızlık mücadelesini vurgulayan Eray, "Özgürlüğümüz ve bağımsızlığımız için uygulanan bütün imkansızlıklara, ambargolara ve izolasyonlara karşı direndik ve savaştık," ifadesini kullandı.



KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel'in Konuşması

KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, Kıbrıs meselesinin Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı için ortak bir dava olduğunu belirtti. Demirel, "Bugün dünyanın en güzel şehrinde konuklarımızla birlikte bu özel günü kutlamaktan mutluyum," dedi. Kıbrıs Türk halkının Osmanlı İmparatorluğu'ndan bugüne dek yaşadığı zorlukları anlatan Demirel, "Yirmi Temmuz 1974'te Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü sağlamak için harekete geçti," ifadesini kullandı. Demirel, şehitleri rahmetle anarak, "Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık mücadelesi, tarihe geçen bir direniş destanıdır," dedi.



İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Konuşması

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümünü kutladığı konuşmasında, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yanında olmaya devam edeceğiz," dedi. İmamoğlu, Kıbrıs meselesinin Türkiye'nin dış politika gündeminde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti ve barışın önemine vurgu yaptı. "Barış için çabalayacak ama zaruret halinde gerekeni yapmak için her zaman hazırlıklı ve kararlı olacağız," ifadesini kullanan İmamoğlu, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık mücadelesinde Doktor Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş'ın büyük rol oynadığını da hatırlattı.



İstanbul Vali Yardımcısının Konuşması

İstanbul Vali Yardımcısı, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümünü kutlayarak, "Yirmi Temmuz tarihi, Kıbrıs Türkü'nün kurtuluş tarihidir," dedi. Mehmetçiğin kahramanlığını ve Kıbrıs Türk halkının direnişini vurgulayan Vali Yardımcısı, "Kıbrıs beş asırdan beri bizim en kıymetli parçamızdır," ifadesini kullandı. Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin önemine değinen Vali Yardımcısı, "Türkiye, Kıbrıs'ta ve Doğu Akdeniz'de barış ve istikrarın teminatı olmaya devam edecektir," dedi.



KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın Konuşması

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı'nın önemine değinerek, "Yirmi Temmuz 1974'te Türk hükümeti, garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs'a müdahale kararı aldı," dedi. Tatar, konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık mücadelesini ve Türkiye'nin desteğini anlattı. "Kıbrıs Türk halkı, barış, huzur ve güvenlik içerisinde yaşamak için egemen eşitlik temelinde bir anlaşma yapmalıdır," ifadesini kullanan Tatar, Kıbrıs Türk halkının geleceğe umutla baktığını belirtti. Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı'nın başarısında İstanbul'un rolüne de dikkat çekerek, "İstanbul, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin en büyük destekçilerindendir," dedi.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Temmuz 2024 Salı

Ümit Özdağ'dan Çarpıcı Açıklamalar-Yılmaz Parlar

  

Ümit Özdağ'dan Çarpıcı Açıklamalar: "Sığınmacıları Hukukun İçinde Geri Göndereceğiz"

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, kamuoyuna yaptığı önemli bir video açıklamasıyla Türkiye'nin gündemini bir kez daha sarsacak açıklamalarda bulundu. İşte Özdağ’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Stratejik Göç Mühendisliğine Karşı Mücadele

Zafer Partisi'nin son üç yılda, Türkiye'ye yönelik stratejik göç mühendisliğine karşı verdiği mücadelenin Türk kamuoyunda büyük takdir topladığını belirten Özdağ, partisinin bu konuda kararlı duruşunu sürdürdüğünü vurguladı. Özdağ, "Zafer Partisi'ne oy versin, vermesin; AK Parti, MHP, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve diğer partilere oy veren seçmenlerimiz, sığınmacıların ve kaçakların vatanlarına yollanması konusundaki görüşümüzü güçlü bir şekilde desteklediler" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Esad ile Görüşme Açıklaması

Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşme ihtimaline dair açıklamasına dikkat çekerek, "Erdoğan, yıllardan beri şeytanlaştırdığı Esad ile eski günlerde olduğu gibi görüşebileceğini ifade etti" şeklinde konuştu. Bu gelişmenin, Zafer Partisi'nin mücadelesinin bir sonucu olduğunu belirtti.



Gaziantep’te Sığınmacı Tepkisi

Özdağ, Gaziantep’te 41 sivil toplum örgütünün "Yeter artık, Gaziantep bu yükü taşıyamıyor" şeklinde rapor hazırladığını ve Gaziantep Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlarının bu duruma tepki gösterdiğini ifade etti. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı’nın geniş bir kampanya başlatarak kaçak Suriyelileri vatanlarına göndermeye yönelik adımlar attığını söyledi.

Suriye’nin Kuzeyinde Artan Saldırılar

Son dönemde Türkiye’nin kontrol ettiği bölgelerde Türk tırlarına ve birliklerine yönelik saldırıların arttığını belirten Özdağ, bu saldırıların arkasında Türkiye’nin Suriye ile ticaret yapmasını ve Suriyelileri geri göndermesini engellemeye yönelik girişimler olduğunu ifade etti.

Kayseri’de Yaşanan Olaylar

Kayseri'de bir Suriyelinin altı yaşındaki bir çocuğa yönelik taciz girişiminin ardından olayların kontrolden çıktığını belirten Özdağ, vatandaşları provokasyonlara karşı uyardı. "Öfkenizi sokağa değil sandığa yönlendirin" diyerek vatandaşları sağduyuya davet etti.

"Vatanı Savunacağız, Ama Doğru Şekilde"

Zafer Partisi'nin hukukun içinde kalarak mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Özdağ, "Bu insanları vatanlarına hukuk içerisinde, Türk devletine ve Türk milletine yakışır bir şekilde yollayacağız. Bunun yolu sokakta şiddet değil, sandıkta oydur" dedi.

Provokasyonlara Karşı Tedbir

Özdağ, provokasyon girişimlerine karşı il başkanlarına talimat verdiğini ve bu girişimleri yakından takip ettiklerini belirtti. "Devlet bizim devletimiz, ülke bizim ülkemiz. Türkiye bizim vatanımız. Hep birlikte bu vatana sahip çıkacağız" diyerek sözlerini sonlandırdı.

Zafer Partisi'nin kararlı duruşu ve lideri Ümit Özdağ’ın açıklamaları, Türkiye'de sığınmacı politikasına yönelik tartışmaların yeniden alevlenmesine yol açacak gibi görünüyor. Özdağ'ın sözleri, Türkiye'nin gelecekteki sığınmacı politikasını şekillendirecek önemli ipuçları içeriyor.

yilmazparlar@yahoo.com 



16 Mart 2024 Cumartesi

İTO Mart 2024 meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

İTO Mart 2024 meclis Toplantısı

İTO Başkanı Şekib Avdagiç'ten Dezenflasyon Programı ve Ekonomik Durum Değerlendirmesi

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın katılımıyla gerçekleşen İTO'nun Mart ayı Meclis toplantısında konuşan Şekib Avdagiç, Türkiye'nin enflasyonla mücadelesinde tarihi bir dönemeçten geçtiğini vurguladı.


İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'nin uyguladığı dezenflasyon programına olan inancın artacağını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin turizm geliriyle birlikte yeniden cari fazla verme potansiyeline sahip olduğunu öngördü.



Avdagiç, yabancı yatırımcının dezenflasyon programına güveninin artacağını ve kredi derecelendirme kuruluşlarının not artışlarının beklenebileceğini ifade etti.

Avdagiç, Türkiye'nin kredi notunun artmasıyla birlikte ekonomide olumlu bir seyir izlendiğini ve enflasyonla mücadelede kararlılıkla devam edilmesi gerektiğini belirtti.

İç talep ve dış ticaret dengesinde olumlu gelişmelerin yaşandığını dile getiren Avdagiç, cari açıktaki düşüş eğiliminin devam edeceğini ve turizm geliriyle birlikte Türkiye'nin cari fazla vermeye yönelebileceğini öngördü.

 (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi yönetimi ve merkez bankası tarafından uygulanan dezenflasyonist politikaların üretim ve ihracat tarafında baskı oluşturduğunu ve fedakarlıklar gerektirdiğini belirtti. Ancak, Avdagiç, bu fedakarlıklara katlanmamanın enflasyonun düşürülmesini zorlaştıracağını ve enflasyonla mücadelede tüm kesimlerin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin daha önce yüksek bir enflasyonu düşüşe geçirebildiğini ve bugünkü yüksek enflasyonun da iki yıl içinde tek haneli seviyelere indirilebileceğine inandığını vurguladı.

Avdagiç, iç talebin yanı sıra dış ticaret dengesinde de olumlu bir tablo olduğunu ifade etti. İhracatın ilk iki ayda %8,5 artarken, ithalatın %15,5 daraldığını belirtti. Bu durumun 2024 yılının ilk iki aylık dış ticaret açığının %50 düşüşle 13 milyar dolara gerilemesine neden olduğunu söyledi. 12 aylık ihracat rakamının ise %1,6 artarak 260 milyar dolara ulaştığını belirtti. Avdagiç, bu rakamların cari açıktaki düşüş trendinin süreceğine işaret ettiğini kaydetti.

Ayrıca Avdagiç, 2023 kasımında 50 milyar dolar sınırının altına düşen ve aralıkta 45 milyar dolara gerileyen 12 aylık cari açığın önümüzdeki aylarda 40 milyar doların altına inmesini beklediklerini vurguladı. Bu durumun döviz talebini düşüreceğini ve dış kırılganlıkların azalmasına yol açacağını ifade etti. Yaz aylarıyla birlikte turizm gelirleriyle birlikte Türkiye'nin yeniden cari fazla vermeye başlayacağını öngördüklerini belirtti.

İTO Başkanı Avdağiç Türk Milletinin İstiklal Destanı, 18 mart Çanakkale Çanakkale ZaferiYıldönümü Hakkında da duyguları tetikledi.



18 Mart 1915: Unutulmaz Bir Direnişin ve Bağımsızlığın Sembolü

Hatırlıyalım ;

Çanakkale Savaşı, Türk milletinin tarihine altın harflerle yazılmış bir destanın adıdır. 18 Mart 1915'te başlayan bu destansı mücadele, Türk ulusunun vatan sevgisi, cesareti ve direnişinin en somut örneğidir.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, İtilaf Devletleri'nin Çanakkale Boğazı'nı geçerek İstanbul'u ele geçirme planlarına karşı Türk milleti, büyük bir mücadele vermiştir. Düşmanın karşısında, her yaştan, her meslekten ve her inançtan insan, birlik olmuş ve vatan topraklarını korumak için canını ortaya koymuştur.

Çanakkale Savaşı, sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda ulusal bir direnişin ve milli bir uyanışın simgesidir. Türk milleti, topyekûn bir şekilde verdiği mücadeleyle, düşmanı denizden ve karadan püskürtmeyi başarmıştır. Bu zafer, Türk ulusunun bağımsızlık ve özgürlük tutkusunun bir ifadesidir.

Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünde, Türk milleti olarak bu büyük zaferi gururla anıyoruz. Şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle yad ediyor, onların emaneti olan bu toprakları sonsuza kadar korumaya ant içiyoruz. Çanakkale ruhu, Türk milletinin kalbinde daima yaşayacak ve gelecek nesillere ilham olmaya devam edecektir.



Avdagiç, konuşmasında İçişleri Bakanlığı’na yönelik olarak İTO’nun meslek komitelerinden ve üyelerinden ulaşan 5 temel konuya da dikkati çekti. Avdagiç, şunları söyledi: “Biliyorsunuz, ulaşım en çok tüccarı ilgilendiren konu. Biz, İTO olarak, Ulaşım Koordinasyon Merkezi UKOME’de asli üye olarak temsil edilmenin çok önemli olduğuna inanıyoruz. 



İkincisi, Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nde yetkinin tek bakanlıkta toplanması gerektiğinin altını çiziyoruz. Böylesine hassas bir konuda çok başlılık önlenmeli. Aynı şekilde okul taşıtları ile personel servis araçlarının birlikte değerlendirilmesi ve okul servis aracı yaşlarının personel servis araçlarınınki ile aynı olması hususunun dikkate alınmasını talep ediyoruz. Dördüncü olarak, kiralama yöntemi ile çalınan araçların 'emniyeti suistimal' suçundan değil 'organize suç/nitelikli dolandırıcılık' kapsamında değerlendirilerek KABİS ile entegre bir 'kara liste' oluşturulmasına ilişkin Bakanlıkça yürütülen çalışmaların ivedilikle sonuçlandırılmasını bekliyoruz. Öte yandan üyelerimiz AB’ye uygun olarak, motor numaralarının trafik tescilde aranılan bir zorunluluk olmaktan çıkarılması ile ticari kayıpların önlenmesi amacıyla motor yenileme ve motor değişim işlemlerinin kolaylaştırılmasının sağlanmasını talep ediyor.”



İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Sunumu gerçektende Güvenlik huzur adına İnanılmaz Başarılı yapılan operasyonlardı

Özetlersek;



İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın Başarıları Ve Yaptıkları

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, görev süresi boyunca ülkenin iç güvenliğini sağlamak ve toplum düzenini korumak adına önemli başarılar elde etmiştir. Yaptığı etkili çalışmalarla halkın güvenliğini sağlama ve adaleti temin etme hedefi doğrultusunda önemli adımlar atmıştır.



Asayişin Sağlanması: Yerlikaya'nın liderliğinde, Türkiye genelinde asayişin sağlanması ve suç oranlarının düşürülmesi için çeşitli operasyonlar düzenlenmiştir. Özellikle organize suç örgütlerine karşı gerçekleştirilen operasyonlarla suçun önlenmesi ve suçluların adalet önüne çıkarılması sağlanmıştır.

Terörle Mücadele: Terör örgütleriyle etkili bir mücadele yürüten Yerlikaya, Türkiye'nin terörle mücadelesinde kararlılıkla hareket etmiştir. Güvenlik güçlerinin teröristlere karşı başarılı operasyonlarıyla terörün önlenmesi ve halkın güvenliğinin sağlanması amaçlanmıştır.





Toplumsal Düzenin Korunması: Yerlikaya, toplumsal düzenin korunmasıve kamu düzeninin sağlanması için çeşitli tedbirler almış ve önemli   adımlar atmıştır.

İş Dünyasına Destek: Yerlikaya, İstanbul Valisi olduğu dönemde iş dünyasının gelişimi ve ekonomik kalkınmanın sağlanması için çeşitli destekler ve teşvikler sağlamıştır. İş dünyasının üretim yapmasını teşvik eden politikalar izlemiş ve ekonomik büyümeye katkıda bulunmuştur.



İçişleri Politikalarının Geliştirilmesi: Yerlikaya, içişleri politikalarının geliştirilmesi ve güncellenmesi için çalışmıştır. Toplumun beklentilerine ve ihtiyaçlarına uygun olarak iç güvenlik politikalarının oluşturulması ve uygulanması sağlanmıştır.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın başarıları ve yaptıkları, ülkenin iç güvenliğinin sağlanması ve toplum düzeninin korunması adına önemli bir rol oynamıştır. Halkın güvenliği ve refahı için gösterdiği çaba ve kararlılık takdirle karşılanmaktadır.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Mart 2024 Cumartesi

Azerbaycan -Türkiye Gençlik Forumunda Neler Konuşuldu -Yılmaz Parlar

  

Azerbaycan -Türkiye Gençlik Forumunda Neler Konuşuldu

 06 mart 2024 Çarşamba günü  Azerbaycan Gençlik Vakfının desteği, Gençlerin Töhfesi Sivil Toplum Kuruluşunun organizatörlüğü, Yurtdışı Turkler Toplulukları Başkanlığı (YTB), Türkiye Azerbaycan Dernekler Federasyonu, Azerbaycan-Türkiye Gıda Güvenliği Sivil Toplum Kuruluşu, Yeni Çağ Medya Grubu, TİMBİR, Academix Gelişim ve Kariyer Merkezi paydaşlığı ile Küreselleşmede Kültürlerarası Dialoğun Rolü: “Azerbaycan Türkiye Uluslararası Gençlik Forumu” gerçekleştirildi.



 Her ne kadar Türk Toplumlarının kültürü ortak olsada; Küreselleşmede Kültürlerarası Diyalogun Rolü, Farklılıkların Birleştirici Gücü önemlidir.



 Küreselleşme süreciyle birlikte kültürlerarası diyalogun rolü büyük önem kazanmıştır. Kültürler arasındaki iletişim, anlayış ve etkileşim sürecini ifade eden bu kavram, küresel dünyada daha iyi bir anlayış, hoşgörü ve işbirliği ortamının oluşturulmasını hedefler



Küreselleşme, dünyayı daha da yakınlaştıran ve etkileşimi artıran bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Bu süreç, farklı kültürler arasında birçok zorluğu da beraberinde getiriyor. Ancak kültürlerarası diyalog, bu zorlukların üstesinden gelmek ve küresel toplumda birlikte yaşamanın yollarını bulmak için kritik bir öneme sahip.



Bu diyalog ile kültürel mirasın korunması, kültürel bozulmaların önlenmesi ve kültürel çatışmaların azaltılması sağlanır. İnsanların kendilerini ifade etme ve diğer kültürlerden öğrenme yeteneklerini geliştirerek küresel düzeyde daha ileri düzeyde bir karşılıklı işbirliği ortamı yaratır.



 Azerbaycan İstanbul Konsolosu Zaur Allahverdizade’nin katılım gösterdiği forum  saygı duruşu, Türkiye ve Azerbaycan'ın milli marşlarının seslendirilmesi ile başladı.

 Forumun açılış konuşmasında Azerbaycan Gençlik ve Spor Bakanlığı İctimai Konsey üyesi, Gençlerin Töhfesi STK başkanı Asim Valiyev, proje başkanı, Azerbaycan-Türkiye Gıda Güvenliği Sivil Toplum Kurluşu Başkanı Mehseti Hüseynova,



 YTB İstanbul Ofisi Koordinatörü Emre Oruç, İstanbul Konsolosu Zaur Allahverdizade, Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Başkan Vekili Parviz Mammadzade, Yeni Çağ Medya Grubu başkanı Agil Alesger, İstanbul – Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Sefer Karakoyunlu, TİMBİR Başkan yardımcısı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Adil Koçalan, Demokratik Azerbaycan için Gençler STK Başkanı Elmeddin Behbut,  Ak Parti İstanbul Gençlik Kolları Dış İlişkiler Başkanı Mustafa Kanyılmaz, Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneğinin (BULTÜRK) yayın organı Bulgaristan Gazetesinin Bultürk Genel Başkanı Rafet Ulutürk yaptı.

 Forum kapsamında "Karabağ ve Batı Azerbaycan kültürel mirası" konulu oturum Azerbaycan Diaspora Enformasyon Merkezi Başkanı Toğrul Allahverdili moderatorlüğünde siyaset bilimcisi, gazeteci Güngör Yavuzaslan,  Ulusal Kanal haber spikeri Yeşim Eryılmaz, bloger-gazeteci Aysu Mola ve  aktivist, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi doktor adayı Rashid Mustafazade'nin katılımıyla devam etti.


 "Karabağ Zaferinin kazanılmasında Azerbaycan Türkiye stratejik müttefikliğinin önemi" konulu 2. oturum  Batı Azerbaycan araştırmacısı Anar Can Kıtay'ın moderatörlüğü, akademisyen, Diaspora Bakanlığı yetkilisi Cavid İsmayıl, Türkiye Azərbaycan Dernekleri Federasyonu koordinatörü Altay Mirzalıyev, gazeteci, aktivist Natiq Çıragzade, Kazak Türkleri Eğitim Araştırma Derneği Genel Sekreteri Orhun Akdağ ve Nihat Nesirzade'nin katılımıyla yapıldı.



 Karabağ, Transkafkasya'nın dağlık kesiminde yer alan tarihi ve kültürel bir bölgedir. Bu bölgeyle ilgili sorunlar 20. yüzyılın sonunda keskin bir şekilde alevlendi ve bu, Ermenistan ile Azerbaycan arasında karmaşık bir siyasi, bölgesel ve etnik çatışmayı temsil ediyordu.

 Karabağ, coğrafi olarak Azerbaycan toprakları içerisinde yer almasına rağmen, etnik açıdan ağırlıklı olarak Ermeni nüfusu barındırmaktadır. Bu nedenle bölge, yıllardır iki ülke arasında tansiyonun yükseldiği bir alan olarak bilinir.



 20. yüzyılın başından itibaren Karabağ meselesi tartışmalı hale gelmiş ve modern tarihte iki büyük savaşa yol açmıştır. Ermenistan ile Azerbaycan arasında Karabağ topraklarındaki ilk silahlı çatışma 1980'lerin sonu - 1990'ların başında meydana geldi ve 1994 yılına kadar sürdü. Bu savaş sonucunda Ermenistan, Dağlık Karabağ ve çevredeki yedi bölge dahil olmak üzere bölgenin büyük bir bölümünü işgal etti.

 Ancak Karabağ'ın statüsüne ilişkin çelişkiler ve gerginlikler ortadan kalkmadı, tam tersine yoğunlaşmaya devam etti. 2020 yılında Azerbaycan, bölgedeki hakimiyetini tekrar sağlamak için bir askeri operasyon başlatdı.



Bu çatışma yaklaşık altı hafta sürdü ve Kasım 2020'de ateşkes imzalanmasıyla sona erdi. Azerbaycan, Dağlık Karabağ ve çevredeki yedi bölge de dahil olmak üzere bölgenin büyük bir bölümünün kontrolünü yeniden ele geçirdi.



 Çözüm arayışlarının sürdüğü bir mesele olarak hala gündemde yerini korumaktadır. Tüm tarafların çatışmaların sona ermesi ve bölgede barışın sağlanması için çaba harcaması beklenmektedir. Bu çatışmaların sona ermesiyle birlikte, bölgede istikrarın ve barışın sağlanması önemli bir hedef haline gelmiştir.

 Forum sonunda destekçilere ve konuşmacılara teşekkür plaketi, katılımcılara sertifika takdim edildi.

 yilmazparlar@yahoo.com

Silivri’de Adaletin Testi-Yılmaz Parlar

   Silivri’de Adaletin Testi Silivri’de Adalet Nöbeti, Boğaziçi Aydınları Topluluğu Ve Milli Merkez’den Ümit Özdağ’a Destek Zafer Partisi Ge...